Dolar : Alış : 6.0438 / Satış : 6.0547
Euro : Alış : 6.7902 / Satış : 6.8025
HAVA DURUMU
hava durumu

igdir30°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 20 Kategoride 413 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

ONURLU YAŞAM ATATÜRKÇE YAŞAMAKTIR / Nuray Türk Günay

15 Mart 2016 - 1.033 kez okunmuş
Ana Sayfa » Kültür Sanat»ONURLU YAŞAM ATATÜRKÇE YAŞAMAKTIR / Nuray Türk Günay
ONURLU YAŞAM ATATÜRKÇE YAŞAMAKTIR / Nuray Türk Günay

ONURLU YAŞAM ATATÜRKÇE YAŞAMAKTIR / Nuray Türk Günay

Ey başı bulutlu dağların hasret yüklü rüzgarları!
Milletim darmadağın…Yüreğim paramparça…Gözümün yaşı kan…

Kırk asırlık Türk yurdunda, özelleştirme adı altında ekonomimizi yerle bir eden, teröre teslim ettikleri vatan topraklarını yangına çeviren, insani yardım diyerek Türk nüfusu azınlığa düşürmek için önüne geleni vatandaş eden v.b. geçmişimize söven, geleceğimize göz dikenler adım adım hedeflerine yürüyor. Büyük Türk Milleti, sen ne yapıyorsun?!..

Ulu önder Mustafa Kemal, Temmuz 1922′de Türk Kurtuluş Savaşı’nı şu sözlerle tanımlar:

”Türkiye’nin bugünkü mücadelesi yalnız kendi nam ve hesabına olsaydı belki daha kısa, daha az kanlı olur ve daha çabuk biterdi. Türkiye azim ve mühim bir gayret sarfediyor. Çünkü müdafaa ettiği, bütün mazlum milletlerin, bütün şarkın davasıdır ve şark milletlerinin beraber yürüyeceğinden emindir. Türkiye şimdiye kadar, mevcut tarih kitaplarının değil, tarihin hakiki icabatını takip etmiştir. Filhakika mevcut tarihlerin kaydettiği hadisat, milletlerin efkar ve ameli harekatı değildir…”

Bu sözleri söyledikten tam on bir yıl sonra, 1933 yılında aynı bilinç Mustafa Kemal Atatürk tarafından şöyle vurgulanmaktadır:

”Müstemlekecilik ( sömürgecilik ) ve emperyalizm yer yüzünden yok olacak ve yerine milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir ahenk ve işbirliği çağı hakim olacaktır…”

”Şark’tan şimdi doğacak olan güneşe bakınız. Bugün, günün ağardığını nasıl görüyorsam, uzaktan, bütün Şark milletlerinin uyanışını da öyle görüyorum. İstiklal ve hürriyetine kavuşacak olan çok kardeş millet vardır. Onların yeniden doğuşu, şüphesiz ki terakkiye ve refaha müteveccih vuku bulacaktır. Bu milletler bütün güçlüklere ve manilere rağmen muzaffer olacaklar ve kendilerini bekleyen istikbale ulaşacaklardır… Size bu sözleri söyleyen, Cumhur-reisi değil, sadece Türk milletinin bir ferdi olarak Mustafa Kemal’dir…”

Mustafa Kemal, söylem ve uygulamaları ile Asya, Güney Amerika ve Afrika’da sömürgen batı dünyasının zulmü altındaki milletlerin “milliyetçilik duygularını” harekete geçirmek istiyordu. Çünkü Türk Milleti’ni Mustafa Kemal önderliğinde kurtuluşa ve modernleşmeye götüren husus samimi bir milliyetçilik hareketinin doğuşuydu.”Türk” adı “Göktürk(Köktürk)” devletinden sonra Atatürk’ün kurduğu “Türkiye Cumhuriyeti” adı ile yeniden devlet olmuş, yine Mustafa Kemal Atatürk’ün sayesinde “Türk Milliyetçiliği” resmi devlet politikası olmuştur.

Atatürk’ün, 1931 yılında liseler için Türk Tarih Kurumu’na yazdırdığı, dört ciltlik tarih kitabının 4.cildinde Türk milliyetçiliği şu cümlelerle anlatılıyor:

“Türk milliyetçiliği, ancak milli idareden sonra, her sahada bütün vuzuh ve şumulüyle (açıklığı ve genişliği ile) hakiki mana ve delaletini bulmuş, siyasi, iktisadi, kültürel devlet sistemi halini almıştır.”

Bu sözlerle, Cumhuriyetin kurulmasıyla Türk milliyetçiliğinin devlet sistemi halini aldığı belirtilirken Türkiye Cumhuriyeti için milli idare denmektedir.

Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk takip ettiği milli ve milliyetçi siyasi, kültürel, halkçı ekonomik politikalar ve uygulanan diğer ilkeler ile imkansızı başarmıştır. Ziya Gökalp’in yazdığı gibi “Bütün cihan bugün Gazi Mustafa Kemal Paşa ismini mukaddes bir kelime sayarak her an hürmetle anmaktadır. Evvelce Türkiye’de Türk Milleti’nin hiç bir mevkii yoktu. Bugün her hak Türk’ündür. Bu topraktaki hakimiyet Türk hakimiyetidir. Siyasette, kültürde,iktisatta hep Türk hakimdir. Bu kadar kesin ve büyük inkılabı yapan zat, Türkçülüğün en büyük adamıdır. Çünkü düşünmek ve söylemek kolay, yapmak zordur.”

11 Haziran 1937’de Trabzon gezisinde Ebedi Başkomutan Mustafa Kemal ATATÜRK, altına imzasını attığı kağıtlarla, mal ve mülk namına nesi varsa, milletine armağan eder ve şu mektubu yazdırır:

“Hatırlarsınız; Türk köylüsü, Türk’ün efendisi olduğunu söylediğim zaman ben, o efendinin arzu ve iradesi altında yıllardan beri çalışmış bir hizmetliyim. Şimdi beni çok heyecana getiren olay, Türk köylüsüne naçizane de olsa, ufak bir görev yapmış olduğumdur. Milletin yüksek mümessiller heyeti, bunu iyi görmüş ve kabul etmişlerse, benim için ne unutulmaz bir saadet anısını bana vermişlerdir. Bundan dolayı çok yüksek hoşnutlulukla millet, memleket ve cumhuriyet hükümetine yapmaya mecbur olduğum görevlerden en basiti karşısında gösterilmiş olan teveccühten, takdirden ne kadar duygulandığımı anlatmaya gücüm yetmez.

Ben, gerektiği zaman, en büyük armağan olmak üzere Türk milletine canımı vereceğim.

Söz konusu armağan Yüksek Türk milletine benim asıl vermeyi düşündüğüm armağan karşısında hiç değeri yoktur.”

11 Kasım 1938’den itibaren, Atamızın politikaları sözde O’nun adına sürdürülür ve dönüştürülürken, Atatürk’ün gerçek şahsiyetinin, ilkelerinin tanınmasına engel olunmuştur. Bugün Türkiye’de, dünün marksist solcuları, liberaller, siyasi islamcılar, ırkçı bölücüler dış düşmanların maşaları olarak açıkça Türk’ün büyük atası Atatürk’e ve onun kurduğu cumhuriyete amansızca saldırmaktalar. Ancak bu zamansız uçuşa geçen akbabalar unutmasın ki her hücresiyle Atatürkçe yaşayan vatanseverler, gerektiğinde Atatürk gibi Türk Milleti için canını vermeye hazırdır.

Nuray Türk Günay

Yolunda yürüyeceğim Atatürk;
Ana baba oğul kız
Dere tepe bucak köy
Yeryüzü yaşamalarımla değil
Oralarda, senin gittiğince!…

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika