...haber detayı  
KADININ SESİ
İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur.
Kabil midir? Bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal
edelim de bu kütlenin bütünü ilerleyebilsin.
Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa bağlı kaldıkça,
öteki yarısı göklere yükselebilsin/M.Kemal Atatürk

Her sözünde olduğu gibi, bu sözünde de ne kadar doğru
söylemişsin ey büyük Atam...Öyle ya, biri yerlerde sürünecek
süpürge gibi, diğeri göklerde gezecek kuşlar misali...
Adaletin bu mu dünya demek geliyor insanın içinden...
Maalesef ülkemizde ve bazı ülkelerde kadın ve erkek arasındaki adalet
tam sağlanamamakta ve dolayısıyla yuvalar tek, tek yıkılmaktadır...
Peki bu ne zamana kadar sürecek?
İster erkek, ister kadın olun insanlar birbirlerine karşı nezaket,
ortak düşünce, paylaşım,inanç, güven ve saygı kurallarını ezdikçe,
kadın-erkek arasındaki adalet sağlanamayacak, netice olarak, acı son
gerçekleşecek...Bu durumun iyileştirilmesi ve acı sona ulaşmamak için,
herkes ayna karşısına geçmeli, artısını ve eksisini hesaplamalı, adımını
ona göre atmalıdır.Tabii bunları hesaplayan kişinin bugüne kadar aldığı
eğitim, yetiştirilme tarzı, ailesi, çevresi ve kendi beyni hesabı bozabilirde,
düzeltebilirde...İşte bu yüzdendir ki ister kadın, ister erkek olsun, yaşamı
kendi doğrularınızla (sözde doğru değil tabii) yaşayın, ya da doğrunuz
yoksa bile karşıdakinin doğrularını kabul etmediğiniz gibi, yanlışınızı da
karşıdakine kabul ettirmeye kalkmayın...Eğer karşıdaki kişi herşeyin
farkında bir insansa, işte o insan için o gün kıyamet kopmuştur...
Lütfen ve lütfen...Sanırım ne demek istediğimi anlamışsınızdır beyler,
bayanlar...Yanlışı olan varsa da hemen atağa geçmeli diye düşünüyorum.
"Hiçbir zafere çiçekli yollardan gidilmez" La Fontaine'den hemen
hepimizin bildiği bir sözde anlatıldığı gibi...Ancak, tozlu yolun sonunda
yakalanan zafer de eşit haklarla elde edilirse, mutluluk her iki taraf için de
kaçınılmazdır.Bu da insanlık için, vazgeçilmez değerlerdendir elbette...
Kadını ve erkeği insanlık temelinde buluşturun. O iki insan el ele, kol kola,
gönül gönüle versinler, birlikte projeler üretsinler. Aynı yöne aynı niyetle
baksınlar.Birlikte karar versinler. Görün bakın dünya daha güzel, daha
yaşanılır olacak mı, olmayacak mı?
Şu yanlışı yıkın lütfen, kadına insan olarak bakın, değişik bir
yaratık, uzaydan gelme biri, ya da bir alet, bir araç ,bir makina
gibi bakmayın, bakalım ne göreceksiniz? Eminim gördüğünüz kişi
bir insan, sizi yetiştiren o fedakar anneniz,(Sevgili annem gibi,
dünya'ya anne olarak inmiş sanki öyle anaç, öyle sevgi dolu,
ailesine ve yuvasına öyle sadık, tüm gün çocukları için evde
uğraşıp duran, kapı,kapı gezip tozmayan anneciğim, günün kutlu
ve umutlu olsun) başınız sıkıştığında sizi teselli eden ablanız,
size dünya'yı sevdiren eşiniz, canınızı verebileceğiniz kızınızdır.
İş böyle olunca nasıl olurda kadını kendinizden ayrı görebilirsiniz.
Düşünün bir kere, kadın olmazsa aile veya toplum olur muydu?
İnsanlık var olur muydu? Kadının ailede ve toplumda yeri erkekle
yanyanadır. Eğer bunun başka türlü olduğunu düşünenler varsa,
bu kişilerin yaşamlarını yeniden gözden geçirmeleri gerekir.Ya da
başka türlü olduğunu iddia edenler de varsa, muhakkak değişik
çıkarlar peşindedirler veya gözlerinde at gözlüğü, beyinlerinde
örümcek ağı vardır. William Shakespeare'in çok sevdiğim bir sözü;
"İyi yada kötü bir şey yoktur. Biz düşüncemiz ile iyi ve kötüyü yaratırız"
İyiyi yaratalım ki adam gibi, eşit haklara sahip olarak, kadınlık
onurunu yaşayarak, saygı'nın ve sevgi'nin en derinini yaşalım beraberce...
Kadının kendine göre kuralları olmalı herkes gibi, hepiniz gibi...
Kurallar çiğnenince kadın sesini dozunda, kuralına göre çıkartmalı,
boynunu büküp hala seni seviyorum dememeli karşıdaki eşine,
arkadaşına vs.vs...Hayatta en nefret ettiğim şeylerden biridir;
Kuralların çiğnenecek, hakaretin en büyüğünü yaşayacaksın,
küfürün en alasını yiyeceksin ve sen hala ona canım,cicim diyerek
sinene yapıştıracaksın...Yok öyle bir mantık.



Bunları yapmak için şuur'un kapalı olması ya da dünya'dan

bihaber olmak gerekir...Bırakın Allah aşkına, hani nerde senin

kadınlık onurun...Onur'unu, kendine yakışır bir şekilde yürüten tüm

bayanlara selam olsun!..

İçinde insani duygu taşıyan tüm bayanlarla Konfüçyüs'ün yaşam
felsefesindeki beş temel ilkeyi paylaşmak isterim, istemekle
kalmayıp, uygulamaya davet ediyorum...Beraber inanalım, gelecekte
herşey güzel olacak...

-İyilik yapmak
-Güvenilir bir insan olmak
-Dürüst olmak
-Terbiyeli olmak
-Tedbirli davranmak

Ve bunları uygulayarak, geçte olsa birbirimize yakın insanların yaşadığı
bir dünya yaratabiliriz. Moliere'in insana bakış mesafesinde belirttiği gibi,
"En çok hoşumuza giden insan, kendimize benzettiğimiz insandır"
Netice olarak, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ve 1977 Birleşmiş

Milletler'in imzaladığı Uluslararası Dünya Barışı Günü'nü kutlar, tüm

kadınlarımıza öncelikle sağlık, mutlu olabilecekleri bir ortam, onurlu ve

umut dolu bir yaşam dilerken, pırıltılı sevgiler gönderiyorum hepinize...
Kendimi gülmekten alıkoyamadığım ve hatta kahkahaya boğulduğum
bu güzel fıkrayı, hemen sizlerle paylaşıyorum, eh ne de olsa bizim günümüz,
gülmek her bayana yakışır :) Tabii beylere de...

"Kadının biri kumsalda yürürken ayağı eski bir lambaya takılmış, kadın lambayı
kumların içinden çıkarmış , ovalamaya başlamış...
Lambadan cin çıkmış ve sadece bir dilek hakkın var, iyi düşün öyle dile demiş.
Kadın hiç tereddüt etmeden, cebinden bir harita çıkararak Orta Doğu'da barış
istiyorum. Bu haritadaki ülkeleri görüyor musun? Bu ülkelerin birbiriyle
savaşmayı bırakmasını, barışın tesis edilmesini diliyorum. demiş.
Cin haritaya bakmış ve dehşetle Tanrı aşkına Kadın! Bu ülkeler binlerce yıldır
savaşıyorlar. Tamam işimde iyiyim ama o kadar da değil! Bunun yapılabileceğini
sanmıyorum.Başka bir dilekte bulun, diye bağırmış!!!
Kadın birkaç dakika düşünmüş ve hayatım boyunca doğru erkeği bulamadım
bilirsin; hem düşünceli, hem karizmatik, hem eğlenceli biri, sevecen, ilgili,
sürekli futbol izlemeyecek ve ömür boyu sadık olacak bir erkek diliyorum, demiş"
Cin derin bir iç çekmiş: Uzat şu kahrolası haritayı!!!





KOYUN OLMAYI REDDEDEN KUZU'DAN TÜM DOST OKURLARA SEVGİLERLE,


Leman KUZU/2010
kuzuleman@yahoo.com